Anasayfa Hakkımızda Çalışma Alanları Ekibimiz Yayınlar İletişim
İnşaat Hukuku

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Akbaş Hukuk · 03.06.2026

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibinin arsasını yükleniciye devretmesi veya bu yönde taahhütte bulunması karşılığında, yüklenicinin inşa edeceği bağımsız bölümlerden bir kısmının arsa sahibine bırakılmasını öngören karma nitelikli bir sözleşmedir. Uygulamada sıkça karşılaşılan bu sözleşme türünde tarafların menfaatlerinin dengeli şekilde korunması büyük önem taşır.

Sözleşmenin Şekli

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, içerdiği taşınmaz satış vaadi hükümleri nedeniyle resmi şekilde, noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Adi yazılı şekilde düzenlenen sözleşmeler, şekil eksikliği nedeniyle geçersizlik riski taşır.

İmalat ve Teslim Süresinin Belirlenmesi

Sözleşmede inşaatın hangi aşamalarda tamamlanacağı, teslim tarihleri ve gecikme halinde uygulanacak cezai şartlar açıkça düzenlenmelidir. Belirsiz veya muğlak süre hükümleri, ileride ispat güçlüğüne yol açabilir.

Bağımsız Bölümlerin Niteliği ve Payların Belirlenmesi

Arsa sahibine bırakılacak bağımsız bölümlerin hangi kat, cephe ve metrekareye ilişkin olduğu sözleşmede net şekilde tarif edilmelidir. Kat irtifakı kurulumu ve tapu devrinin ne zaman yapılacağı da ayrıca düzenlenmelidir.

Ayıplı İmalat ve Eksik İş Riski

Yüklenicinin projeye ve teknik şartnameye aykırı imalat yapması, ayıplı iş nedeniyle arsa sahibine tazminat veya bedel indirimi talep etme hakkı doğurabilir. Bu nedenle sözleşmede teknik şartname ve malzeme kalitesine ilişkin hükümlere yer verilmesi önemlidir.

Fesih ve Tasfiye Halleri

Yüklenicinin inşaata başlamaması, işi süresinde bitirmemesi veya iflası gibi hallerde sözleşmenin feshi gündeme gelebilir. Fesih halinde yapılmış imalatın bedeli, avans olarak ödenen tutarlar ve tarafların karşılıklı hak ve borçlarının tasfiyesi ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir.

Alt Yüklenici İlişkileri

Yüklenicinin işin bir kısmını alt yüklenicilere devretmesi halinde, arsa sahibi ile alt yükleniciler arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmasa da, imalat kusurlarından doğan sorumluluk zincirinin doğru tespiti uyuşmazlıkların çözümünde belirleyici olur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza özgü değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.